urfa

Zurück

URFALI SES SANATÇILARI

 

 
 

Abdullah Uyanık

Abdurrahman Kepekçi Ahmet   Cankat Ali Ayhan Ali Toprak Dertli Divani  
   
  Aşık sefai Ayfer Ünlüer Ayşe Şan Bahattin  Balyemez Bir Adem Celal   Yanardağ  
   
  Cengiz     İmeren Cevher Yançınlı Çetin Özdemir Dündar Yıldız Faruk Cankat Ferhat Güzel  
   
  Fevzi      Özkaya Güler Işık Halil      Altınses Halil          Kendirli İbrahim    Damdam İbrahim    Tatlıses  
   
  İsmail Badıllı İsmail Canses İsmail Güzelses Kazancı Bedih Küçük İbo Mahmut Coşkunses  
   
  Mahmut    Tuncer Mehmet Erkmen Mehmet Levent Mehmet Özbek Murat Layık Mustafa Beyazkuş  
   
  Müslüm Gürses Nuri Sesigüzel Pınar Erkmen Sait Emektar Selçuk Yetkin Seyfettin Sucu  
   
  Şahap Akagün Tenekeci Mahmut Kazım Çiriş Urfalı Kevser Yavuz Tapucu Zekeriya    Ünlü
Design 7
urfayi severmisiniz?
Wählen! Ihre Meinung
COK SEVIYORUM
SEVERIM
BIRAZ
HIC SEVMIYORUM
Ihr Name:

Kommentar:
Admin
ŞANLIURFA'DAN GÖRÜNTÜLER
 
Kazaz Pazarı Balıklıgöl Hz.Elyesa Türbesi Harran evleri ve ulu cami

Hz.İbrahim Makamı Geleneksel Urfa evleri Hz.Eyyüp makamı
Fotoğraflar Yrd.Doc.Cihat Kürkçüoğlu arşivinden alınmış olup. Katkılarından dolayı kendisine teşekkür ederim. A.Akbıyık

The site of ancient Antioch, one of the Roman world’s most prosperous and influential cities, is today known as Antakya. Like its ancient counterpart, the modern city is still dominated by Mount Sipylus (where the ancient city had its acropolis) and the River Orontes. Beyond these reminders, little of ancient Antioch survives.

 

In the mid-first century AD a small Christian community met in a cave in the slopes of Mount Sipylus at Antioch. This was the first time that Christianity had appeared outside Judea and this cave is known as the world’s oldest church. It is named after St Peter who may have preached here between AD 47 and 54 when he lived in the Antioch.

Just to the north of the Syrian border is the ancient settlement of Harran. Known from the Old Testament as the town in which Abraham dwelt, it was also an important centre during the Crusader period. Now it is a provincial village with distictive bee-hive roofed mudbrick houses; an architectural style encouraged by the lack of timber roof beams.

Dominating the trade routes coming out of the Mesopotamian lowlands was the town of Urfa or ancient Edessa. Home to a very ancient Christian community it was also the first town to throw its lot in with the First Crusade making this the first Latin Kingdom in the region. In this photo Ottoman period mosques crowd the foreground while the walls of the citadel rise up in the background.

Below the citadel of Urfa or ancient Edessa is an area of fresh water springs. These springs have worked their way into local mythology. Nearby is a small cave revered by Muslims and Christians alike as the birthplace of the prophet Abraham, while the springs themselves are said to have been formed by the body of Abraham after he was thrown there from the citadel by evil King Nimrod.

This bridge over the River Cendere near Nemrut Dagi in Central Turkey was built during the reign of the Roman Emperor Septimius Severus between AD 198 and 200. Although it has been in use for hundreds of years and has been renovated many times it still retains much of the original Roman construction. A newer bridge, just visible to right, has now been built.

A view from the black basalt walls of Diyarbakir , a major provincial town just to the north of the Syrian border. The walls were built during the Byzantine period and overlook the Tigris River that can be seen in the distance.

The city of Diyarbakir remains an important Kurdish-dominated town in south-east Turkey, but it was also, in the past, a major centre for Christian Armenians. During the movement against the Armenians in the late nineteenth and early twentieth century, the local Christian population was decimated and dispersed. This photo shows the ruins of an Armenian Church, now roofless and in ruin, but still locked up and under the care of an elderly guardian, one of the last of the Christians of Diyarbakir.

While the Armenian population of Diyarbakir has vanished with the course of the twentieth century, a small Christian community lingers on in the city. These Christians mostly belong to two denominations and give allegiance to either the Syrian Orthodox Patriarch (now based in Antakya - ancient Antioch), or as in the case of this photo, the Roman Catholic Church. However the Christian population is now confined to a few families and these churches have seen their once full congregations dwindle to a handful of elderly people.

Please select another section

PART I: TURKEY: THE SOUTH COAST

PART III: TURKEY: LAKE VAN REGION

visualiser une photo, cliquez sur sa miniature
urfa44.jpg (34053 octets) urfa08.jpg (40912 octets) urfa03.jpg (21996 octets) urfa04.jpg (23054 octets) urfa51.jpg (38716 octets)
urfa49.jpg (46208 octets) urfa48.jpg (50692 octets)
urfa07.jpg (57028 octets) urfa18.jpg (20095 octets) urfa10.jpg (41728 octets) urfa11.jpg (32328 octets) urfa14.jpg (45597 octets)
urfa12.jpg (26837 octets) urfa16.jpg (50327 octets) urfa23.jpg (30137 octets) urfa21.jpg (33548 octets) urfa29.jpg (27941 octets)
urfa17.jpg (41739 octets)
urfa20.jpg (44268 octets) urfa22.jpg (58241 octets) urfa01.jpg (82477 octets) urfa25.jpg (64187 octets) urfa26.jpg (58401 octets)
urfa52.jpg (38655 octets) urfa28.jpg (57424 octets) urfa30.jpg (37782 octets) urfa31.jpg (57915 octets) urfa32.jpg (34412 octets)
urfa33.jpg (42738 octets) urfa19.jpg (34880 octets) urfa37.jpg (31852 octets) urfa36.jpg (53552 octets) urfa40.jpg (37239 octets)
urfa38.jpg (41069 octets) urfa35.jpg (52212 octets) urfa39.jpg (46133 octets) urfa43.jpg (29543 octets) urfa47.jpg (47691 octets)


 
ESKİ  URFA'DAN GÖRÜNTÜLER    
 

Göbeklitepe Kazıları  Eski Urfa'nın kaleden görünü Harran evleri ve ulu cami



Urfa dan
01-   Ağzı Açık

Lahmacun

02-   Ağzı yumuk
03-   Bamya
04-   Balcan kavurması
05-   Bakla aşı
06-   Baklalı bulgur pilavı
07-   Basma küftesi

Masluka yemegi

08-   Binbar
09-

 

Boranı (Nasıl yapılır?)
10-   Bütün balcan
11-   Ciğerli bulgur pilavı
12-   Çağala aşı
13-   Dolma   

Yaprak sarması

14-   Duvaklı pilav
15-   Ekmek aşı
16-   Elnazik 
17-   Frenk tavası
18-   Firenkli pilav
19-   Firik pilavı
20-   Fasulye aşı
1-   Aya köftesi  
2-   Basma köftesi  

Şanlıurfa'nın meşhur Çiğköftesi

 
3-

 

Çiğköfte (Nasıl yapılır?)
4-   Dolmalı köfte
5-   Döğmeç
6-   İçli köfte
1-   Ciğer kebabı  
2-   Domatesli Kebap

3-   Elmalı kebap
4-   Haşhaş (Sade) kebap
5-   Kemeli kebap
6-

 

Patlıcanlı kebap (Nasıl yapılır?)
7-   Patetesli kebap




Urfa dan

Urfa dan
          

cami.jpg

burası balıklı göl

urfa5.jpg

edessa.jpg

burası balıklı göl parkı...

urfakale1.jpg

      

 BALIKLIGÖL VE AYN-ZELİHA GÖLLERİ

  Halil İbrahim Peygamber, devrin zalim hükümdarı Nemrut ve puta tabanlarla mücadele eder. Putları kırıp parçalayarak halkı tek tanrıya inanmaya çağırır. Bu başkaldırıya karşı Nemrut, İbrahim Peygamberi büyük bir odun yığınında yakmak ister.

İbrahim Peygamber ateş üzerine düşer düşmez, ateşin yerinde berrak bir göl belirir. Yanan odunlar balığa dönüşür. Göle Halil-ür Rahman Gölü (Balıklı göl) denilir. Yanındaki göl ise (Ayn-Zeliha) İbrahim Peygamberin sevgilisi ve Nemrut'un evlatlığı Zeliha'nın gözyaşlarından oluşur.
 

HZ. İBRAHİM VE HZ EYYÜP MAKAMI

 

Hz. İbrahim'in Doğduğu Mağara ve Ateşe Düştüğü Yer
Hz. İbrahim Peygamberin doğduğu mağara, Halil-ür Rahman ve Aynzeliha göllerinin 100 metre doğusunda yer almaktadır. Mevlid-i Halil Camii avlusu içersine yer almaktadır.  Hz. İbrahim bu mağarada yedi yaşına kadar kalmıştır. Mağaranın içersinde bulunan şifalı suyun bir çok hastalığı iyileştirdiğine inanılmaktadır.
Bu mağaranın yanına Osmanlı Dönemi'nde Hz. İbrahim'in hatırasına Mevlid-i Halil adı verilen küçük bir cami yapılmıştır. İbrahim Peygamberin makamını ziyaret etmeye gelen binlerce kişiye bu cami küçük gelmeye başlamış ve bunun yanına 1986 yılında çifte minareli büyük bir cami inşa edilmiştir.
Halilürrahman Gölü'nün kenarında ise Hz.İbrahim'in ateşe düştüğü yer bulunmaktadır. Burada kaynayan bir su vardır.

Gelen ziyaretçiler bu sudan içer ve götürüler.  

Eyyüp Peygamber Makamı ve Kuyusu
Eyyüp Peygamber'in hastalık çektiği mağara ve kutsal suyunda yıkanarak şifa bulduğu kuyu, Urfa şehir merkezinin Eyyüb Peygamber semtinde yer almaktadır. Sabrın sembolü Eyyüp Peygamber bu mağarada 7 yıl şiddetli bir hastalık çekmiştir.
M.S. 460 yılında Piskopos Nona tarafından Eyyüb Peygamber Kuyusu'nun cüzzamlı hastaları iyileştirdiğinin keşfedilmesi üzerine buraya bir cüzzam hastanesi yapılmış ve hastalar bu kuyunun suyu ile yıkattırılarak sağlıklarına kavuşmuşlardır.
Hz. İsa'nın yüzünü silerek resmini çıkardığı ve Urfa Kralı'na gönderdiği mucizevi mendili bir hırsız tarafından çalınarak "Eyyüp Peygamber Kuyusu"na atılmıştır. Bu olay, 1145 yılında Urfa'yı alan İslam komutanı İmadeddin Zengi'ye Süryani kilisesinin reisi Basil Bar Şumana tarafından şu şekilde anlatılmıştır.
"-Urfa'yı ziyarete gelenlerden birisi Hz. İsa'nın mendilini çalar ve cebine koyar. Kosmas manastırında geceleyen ziyaretçinin cebindeki bu mendil karanlıkta ışık ve nur saçmaya başlar. Yanmaktan korkan mendil hırsızı, mendili 'Eyyüp Peygamber Kuyusu'na atar. Kuyudan güneş misali bir ışık çıkar, kuyunun içini dışını aydınlatır. Böylece mendil bulunarak kuyudan çıkarılır ve manastırdaki yerine iade edilir."
Halk arasında bu olay Ulu Camideki iki kuyu için de anlatılmaktadır.



Kostenlose Webseite von Beepworld
 
Verantwortlich für den Inhalt dieser Seite ist ausschließlich der
Autor dieser Homepage, kontaktierbar über dieses Formular!